Yayınlar

Yurt Dışından Gelen Hizmet Faturalarının Vergilendirilmesi

  • Tarih
    16 Mart 2021

YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALARININ  VERGİ KANUNLARI  VE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI  KARŞISINDAKİ DURUMLARI

 Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

I-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALAR HAKKINDA GENEL BİLGİ

Vergi usul kanununa göre yapılan harcamanın bir belge ile belgelendirilmesi esastır. Bu belgeler, fatura (invoice) ve fatura yerine geçen belgelerdir.

Borç dekontu (debite note), düzenleyen firmanın faaliyette bulunduğu ülkede uygulanan vergi mevzuatı açısından geçerli bir belge olması ve bu durumu gösteren, yetkili makamlardan bir yazı alınması halinde kanıtlayıcı belge olarak kabul edilir.

Yurt dışından alınan belgelerin yurt dışındaki temsilciliklerimize tastik ettirilmesi ve ayrıca Türkçe’ye tercüme ve tastik işlemi kaldırılmıştır (253 sıra nolu VUK. genel tebliği ).

Reklamasyon giderlerinin ihracatın yapıldığı ülkedeki müşterinin vereceği fatura veya ilgili ülke mevzuatına göre fatura yerine geçen belgelerle tevsiki gerekir. Ancak bu tür belgelerin alınamadığı durumda ihracatçı firmanın, yeni bir belge düzenleyerek önceki faturayı iptal etmesi ve reklamasyon bedeline isabet eden kısmın iade edildiğini gösterir bir belgeyi de ispat vesikası olarak kullanması mümkündür.

GİDER VE HİZMET BEDELLERİ

Gider ve hizmet faturaları konumuzu ilgilendirmektedir. Mal faturalarının konumuzla ilgisi bulunmamaktadır.

-Komisyon

-Reklam, Pazarlama

-Reklamasyon

-Sigorta

-Makinelerin montaj, bakım ve onarımı bedeli

-Mühendislik

-Yönetim, finans, eğitim, vergi, hukuk ve teknik danışmanlık

-Patent, lisans, telif hakları,  know-how, marka, franchising, desen, model, gizli formül, üretim yönetimi gibi gayrimaddi hakların kira ve satış bedelleri

-Sinema-TV filmleri, Bilgisayar programları

-Yurt dışı kredi faizleri

-Ana merkezin masraflarına katılma bedelleri 

II-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET  FATURALARIN KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATI VE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

HİZMET İTHALİNDE STOPAJ SORUMLULUĞU (GVK Md:94, KVK Md:30): 

Yurtdışında mukim kişi ve kuruluşların Türkiye’deki müşterilerine hizmet sunmak suretiyle elde ettiği gelirler, hizmetin türüne göre, Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulabilmektedir.

Bu vergileme genellikle tevkifat yoluyla olmaktadır.

Hizmeti veren, Türkiye’den gelir elde eden gerçek kişi ise, yapılan ödeme GVK’ nun 94 üncü maddesi uyarınca tevkifat gerektiriyorsa, gelir vergisi tevkifatı yapılır.

Hizmeti veren, bir kurum ise ve hizmet niteliği itibariyle KVK’ nun 30’üncü maddesi kapsamında tevkifata tabi ise, kurumlar vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

Karşı ülkeyle vergi anlaşması yoksa veya mevcut vergi anlaşması tevkifatı engellemiyorsa, bu maddelere göre tevkifat yapılır.

Dar mükellefiyete tabi kurumların düzenledikleri belgelerde yer alan aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden,  bu kazanç ve iratları (avanslar da dahil) nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.(KVK.Md.30).(Ek.1).

Bakanlar kurulu bu oranı artırma ve azaltma yetkisine sahiptir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini kullanmıştır. (12.01.2009 tarih 27130 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/14593 sayılı BKK ile 12.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olarak.).Ek.2).

-Yıllara yaygın inşaat hakkediş ödemeleri %3

-Serbest meslek kazancı ödemeleri %20 

-Petrol arama faaliyeti kazancı %5

-Gayrimenkul sermaye iratları %20

-Finansal kira ödemeleri %1

-Kar payı ödemeleri %15

-Yabancı devletler, uluslar arası kurumlar, yabancı banka ve kurumlardan alınan krediler için alınan faizler %0

-Mevduat faizleri %15

-Telif, imtiyaz, işletme, ticaret unvanı, marka satışı bedeli  %20

-BKK ile tespit edilen vergi cenneti ülkelerindeki mükelleflere yapılan ödemeler  %30

ÖDEMENİN MAHİYETİNİN BELİRLENMESİ İÇİN DAR MÜKELLEFLE SÖZLEŞME YAPILMASI VE YAPILMIŞ OLAN  SÖZLEŞMENİN İNCELENMESİ GEREKLİDİR

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARININ TEVKİFAT ORANINA ETKİSİ

Dar mükellef kurumların vergilendirme rejimine yönelik kurumlar vergisi kanunu ve genel tebliğlerinde yer alan yasal düzenlemelerden ayrı olarak Türkiye’nin imzalamış olduğu çifte vergilendirmeyi önleme  anlaşmalarında da düzenleyici maddeler bulunmaktadır.

Karşılıklılık esasına göre işleyen bu düzenlemelerin dar mükellef kurumların vergilendirilmesinde dikkate alınması  gerekmektedir. Sadece iç mevzuata göre, dar mükellef kurumların vergilendirme rejimini oluşturmak eksik uygulamalara neden olacaktır.

Hizmeti verenin mukimi bulunduğu ülke ile Türkiye arasında yapılmış ve yürürlüğe girmiş  vergi anlaşmasında; vergilendirme hakkı Türkiye’de değilse tevkifat  yoktur.  

Daha düşük oranda tevkifat yapılmasına hükmedilmiş ise bu oran uygulanmaktadır.

Çifte vergileme, vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin mukim (yerleşik) olduğu ülkede vergilendirilmesidir. Ülkeler bu istenilmeyen durumu ortadan kaldırmak amacıyla aralarında vergi anlaşmaları yapmaktadırlar.

Türkiye bugüne kadar 74 ülke ile (01.12.2011 tarihi itibariyle yürürlükte olan) anlaşma yapılmıştır(Ek.3).

ANLAŞMALARDA DÜZENLENEN GELİR UNSURLARI

-Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler,

-Ticari kazançlar,

-Uluslararası taşımacılık kazançları,

-Temettü gelirleri,

-Faiz gelirleri,

-Gayrimaddi hak bedelleri (royalty gelirleri)

-Sermaye değer artış kazançları,

-Serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen gelirler,

-Ücret gelirleri,

-Şirket yönetim kurulu üyelerinin gelirleri,

-Sanatçı ve sporcu gelirleri,

-Özel sektör çalışanlarının emekli maaşları,

-Kamu çalışanlarının ücret gelirleri ve emekli maaşları,

-Öğretmenler ve öğrencilerin elde ettikleri gelirler

-Diğer gelirler

Yukarıda belirtilen gelir unsurları anlaşmalarda ayrı ayrı ele alınmakta ve vergileme yetkisi duruma göre mukim olunan ülkeye veya gelirin elde edildiği kaynak ülkeye bırakılmakta, bazen de her iki ülke arasında paylaştırılmaktadır.

Vergilemenin her iki devlette de yapıldığı durumda aynı kazançlar üzerinden çifte vergilendirmeyi önlemek için diğer devlette ödenen vergi mukim olunan devlette anlaşmanın çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin madde hükümleri çerçevesinde duruma göre mahsup veya istisna edilmektedir.

Burada yapılan açıklamalar genel nitelikli olup, ayrıntılar için ilgili anlaşmaların dikkate alınması gerekmektedir.

ANLAŞMA KAPSAMINA GİREN KİŞİLER:

Bir anlaşmanın kapsamına anlaşmaya taraf devletlerden birinde veya her ikisinde mukim olanlar girmektedir. Dolayısıyla her iki devlet ile de mukimlik ilişkisi olmayanlar anlaşmadan yararlanamamaktadırlar. Mukimlik konusu ise anlaşmalarda ayrı bir maddede ( madde 4 ) ele alınmakta olup, konuya ilişkin açıklamalar bu maddede yer almaktadır.

ANLAŞMA KAPSAMINA GİREN VERGİLER:

Anlaşmaların kapsamına gelir üzerinden alınan vergiler girdiğinden, ülkemiz açısından uygulama konusu olan vergiler gelir ve kurumlar vergisidir.   

Akdedilen anlaşmaların bazılarında servet üzerinden alınan vergiler de kapsama alınmış olmakla bunun pratik bir sonucu bulunmamaktadır.

MUKİMLİĞİN BELİRLENMESİ :

Anlaşma kapsamına giren kişilerin hangi devletin mukimi olduğu  konusu anlaşmaların 4. Maddesinde yer almaktadır. Anlaşmaların pek çok maddesinde vergileme yetkisi mukim olunan devlete bırakılmış olduğundan, mukim olunan devletin belirlenmesi bu açıdan önem kazanmaktadır.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümleri anlaşmaya taraf ülkelerde mukim olanlara uygulandığından, anlaşmalardan yararlanmak isteyenlerin tam mükellef oldukları ülkenin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları gerekmektedir(Ek.7).

KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATINA TABİ ÖDEMELERİN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖDEME ANLAŞMALARINA  GÖRE DURUMLARI

SERBEST MESLEK KAZANÇLARI

Serbest meslek faaliyeti: Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa  dayanan ve  ticari mahiyette olmayan işlerin işverene  tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır (GVK Md.65).

Kurumlar vergisi kanunu ve gelir vergisi kanunu’na  göre dar mükelleflerin serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde etmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de değerlendirme, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi.

Serbest meslek kazancı ödemelerinde tevkifat oranı % 20’dir.(petrol arama faaliyetlerinde %5)

SERBEST MESLEK KAZANCINA ÖRNEKLER

-Teknik danışmanlık, mühendislik (proje çizim, kontrollük)  hizmetleri karşılığı yapılan ödemeler,

-Montaj ücretleri,

-Muhasebe, denetim, vergi danışmanlığı, avukatlık ve diğer her türlü danışmanlık karşılığı yapılan ödemeler,

-İlmi veya mesleki konularda ders, konferans veya görüş beyan etmek üzere gelen yabancı bilim adamları, uzmanlar ve ihtisas sahibi kişilere yapılan ödemeler,

-Desinatörlere çizim karşılığı yapılan ödemeler,

-Yurt dışından gelen yabancı şarkıcılara, tiyatro sanatçılarına, reklam filminde oynayan kişilere yapılan ödemeler.

-Dar mükelleflerin Türkiye’de montaj işlerinden elde ettikleri gelirlerin, ticari kazanç mı yoksa serbest meslek kazancı mı olduğu ayrımı da özellik arz eder. Eğer söz konusu montaj faaliyeti ticari kazanç kapsamına girerse, dar mükellefe yapılan ödemeden KVK’na  göre tevkifat yapılmayacaktır.

Örnek: Makine bedeli ile montaj bedelinin ayrılmadığı, makine bedeline montaj bedelinin dahil olduğu durumlar.

-Söz konusu gelirin serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilmesi durumunda, dar mükellefe yaptığı iş karşılığı yapılan ödemeden KVK’na göre tevkifat yapılması gerekmektedir. 

Örnek: Montaj bedelinin ayrı gösterildiği durumlar

-Dar mükellefin bir taahhüt anlaşması çerçevesinde malzeme dahil montaj işini üstlenmesi durumunda, bu işten dar mükellefin elde ettiği gelir ticari kazançtır. Bu durumda dar mükellefin Türkiye’de elde ettiği gelirden KVK’nun 30’ncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılmayacaktır.

ÇVÖA’NA GÖRE SERBEST MESLEK KAZANCI

(Genelde anlaşmanın 14 ncü maddesinde yer alır.)

Anlaşmalara göre serbest meslek kazançları, ister bir şahıs ve isterse bir teşebbüs tarafından elde edilsin nihai vergileme hakkı onun mukim bulunduğu  devlete aittir.

Ancak faaliyetin karşı  devlette icra edildiği hallerde (Türkiye); şahıs veya teşebbüs karşı devlette (Türkiye) bu faaliyetlerini icra etmek için sürekli olarak kullanabileceği bir sabit yere sahip ise (Ürdün, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Arnavutluk, Kazakistan, Makedonya, Bulgaristan, Moğolistan, Azerbaycan, Ukrayna ve Beyaz Rusya anlaşmalarında yegane şart budur)  

veya

Şahsın, karşı devlette (Türkiye) bu faaliyetleri icra etmek amacı ile bir veya birkaç seferde kaldığı, teşebbüsün ise faaliyetlerini icra için harcadığı süre veya süreler, bir takvim yılı içinde (bazı anlaşmalara göre herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde) toplam 183 günü aşarsa,

Elde edilen kazancın, faaliyetin icra edildiği (kaynak-Türkiye) devlette vergilenmesi de mümkündür.

Serbest meslek faaliyeti Türkiye’de yapılıyorsa ve bu faaliyetten Türkiye’de yararlanılıyorsa %20 kurumlar vergisi tevkifatı yapılacaktır. 

ÇVÖA’sı vergilendirme hakkını Türkiye’ye veriyor ise (Türkiye’de iş yeri  ve 183 günden fazla çalışılmış) %20 tevkifat yapılacaktır.

ÇVÖA’sı vergilendirme hakkını diğer ülke mukimine veriyor ise (Türkiye’de iş yeri yok ve 183 gün çalışılmamış) Türkiye’de vergilendirilmeyecek ve tevkifat yapılmayacaktır.(Ek.4).

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI

Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri ve kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlardır (GVK Md.70).

-Arazi, bina, madenler,

-Voli mahalleri ve dalyanlar,

-Gayrimenkullerin ayrı olarak kiraya verilen tesisat ve demirbaşları,

-Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar,

-Arama işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan, sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, imalat usulleri,

-Telif hakları(müellifi ve mirasçısının elde ettiği gelir SMK.’dır ),

-Gemi ve gemi payları, motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları,

-Motorlu nakil vasıtaları, makina ve tesisat,

Gayrimenkul sermaye iradından söz edebilmek için gayrimenkul ve gayrimenkul olarak tanımlanan mal veya hakların  belirli bir süre ile bir başkasının kullanımına bırakılması gerekir.

Dar mükellef kurumun Türkiye’de gayrimenkul sermaye iradı elde etmesi için, gayri menkulün Türkiye’de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye’de kullanılması veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gayrimenkul sermaye iradında tevkifat oranı %20 (finansal kira  ödemelerinde % 1)’dir.

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI ÖRNEKLERİ

-Dar mükellef kurum bir iş makinesini Türkiye’de bir kişiye kiralamış ve makineyi Türkiye’de kiralayanın kullanımına terk etmiş olması halinde elde ettiği gelir gayrimenkul sermaye iradıdır.

-İş makinesinin Türkiye’de kiralanmasıyla birlikte söz konusu makineyi işletecek bir kişinin de  gönderilmesi durumunda bu kişiye yapılan ödeme mahiyetine göre ücret veya serbest meslek kazancı olur.

-Her türlü menkul ve gayrimenkul malların  kiralanması karşılığı yapılan ödemeler,

-Patent (ihtira beratı) karşılığı kira ödemesi,

-Lisans ücreti (royalty), know-how (teknik bilgi) ücreti

-Marka, ticaret unvanı, franchising, alameti farika karşılığı ödeme,

-Sinema tv filmi karşılığı ses ve görüntülü bantlar karşılığı ödeme,

-Arama, işletme ve imtiyaz ruhsatı ücreti,

-Telif hakları ücreti.

GAYRİMADDİ HAK SATIŞ GELİRLERİ

Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden %20 tevkifat yapılır.

GAYRİMENKUL VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

(Genelde anlaşmanın 6 ncı maddesinde yer alır.)

Gayrimenkullerin kiraya verilmesinden elde edilen gelirler, anlaşmaların  6 ncı maddesi uyarınca  gayrimenkulün bulunduğu devlette ve bu devletin iç mevzuatı uyarınca vergiye tabi tutulmaktadır.

Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir, Türkiye’deki gayrimenkullerden elde ediliyorsa Türkiye’de %20 tevkifata tabi tutulacaktır.

GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ

(Genelde Anlaşmanın 11 İnci Maddesinde Yer Alır.)

Bir devlette doğan (Türkiye) ve diğer devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri  devlette (Türkiye) ve o devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının anlaşma hükümlerindeki oranı aşmayacaktır.

Anlaşmalardaki oranlar %5,%10 ve %15 dir (KVK’na göre %20).

Bu oran Fransa ve Hollanda da %10’dur. ABD ’de sınai, ticari ve bilimsel techizatta %5, diğerlerinde %10’dur(Ek.5).

Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.

GAYRİMADDİ HAK SATIŞ GELİRLERİ ÖRNEK

Yurtdışında mukim firmalardan piyasada bulunan hazır bilgisayar paket programların alınarak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan işletmede kullanılması halinde, yurtdışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç, ticari kazanç niteliği taşıyacağından, bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacaktır.

“Copyright” kapsamında bir bilgisayar programının çoğaltılma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme vb. gibi haklarının satın alınması halinde, bir gayri maddi hak elde edilecek olup, yurtdışında mukim firmaya yapılacak söz konusu gayri maddi hak bedeli ödemelerinden % 20 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır. ÇVÖA varsa, anlaşma hükmüne göre (genelde %10) tevkifata tabidir.

Yurtdışında mukim firmalara, daha önce piyasada bulunmayan bir bilgisayar programının özel olarak hazırlatılması halinde, yurtdışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağından % 20 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

MENKUL SERMAYE İRATLARI

Dar mükelleflerin Türkiye’de menkul sermaye iradı elde etmesi, sermayenin Türkiye’de yatırılması hallerinde mümkündür. 

Sermayenin Türkiye’ye yatırılmış olması hali; Türkiye’de bir tüzel kişiye  sermaye olarak konulması, borç olarak verilmesi ve benzeri şekillerde Türkiye’de nemalandırılmasıdır. Böyle yatırılmış bulunan sermaye karşılığında elde edilen kar payı, faiz ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun Türkiye’de elde ettiği menkul sermaye iradıdır.

Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizler sıfır oranında tevkifata tabidir. Kredi şeklinde olmayan alacak faizleri %10 oranında tevkifata tabidir.

Dar mükellef yabancı kurumun, tam mükellef kurumun  ortağı olarak kar payı elde etmesi halinde, elde edilen kar paylarından KVK’nun 30 ncu maddesi hükmüne göre  %15 oranında tevkifat yapılacaktır. 

TEMETTÜLER

(Genelde Anlaşmanın 10 uncu Maddesinde Yer Alır.)

Bir devletin mukimi olan bir şirket tarafından(Türkiye) diğer akit devlet mukimine ödenen temettüler, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bununla beraber söz konusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu devletçe de(Türkiye) kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir (%15 vergi tevkifatı). Ancak bu şekilde alınacak vergi anlaşmadaki oranları aşamayacaktır.

Anlaşmalardaki oranlar ülkelere ve sermaye paylarına göre (%5,%7,%10,%12,%15,%20,%25 ve %35 ) değişmektedir.

(ABD, Fransa hisse oranı %10 dan fazla ise %15, %10 dan az ise %20, Hollanda’da hisse oranı %25’den fazla ise %15,az ise %20 (anlaşma protokolüne göre Türkiye’de %10 uygulanacak)).(Ek.6)

FAİZLER

(Genelde Anlaşmanın 11 inci Maddesinde Yer Alır.)

Bir devlette doğan (Türkiye) ve diğer devlet mukimine ödenen faiz, bu diğer devlette vergilendirilebilir.

Bu faiz elde edildiği  devlette (Türkiye) ve o devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi faiz tutarının anlaşmalarda belirtilen oranı aşmayacaktır.

Anlaşmalarda belirtilen oran genel olarak %10,%15 oranlarındadır.

Kurumlar vergisi tevkifatı %0 ile %10 arasında değişmektedir.

Fransa ile yapılmış anlaşmalarda %15,Hollanda ile yapılan anlaşmada iki yılı aşan kredilerde %10,diğerlerinde %15,ABD anlaşmasında %10 oranında vergiye tabi tutulur. Türkiye’de uygulanan faiz %0 ile %10 oranlarıdır. Bu oranlar anlaşmadaki oranları aşmadığından KV tevkifat oranı uygulanır.

MASRAF PAYLAŞIMI ANLAŞMALARI

Çok uluslu firmalar tarafından yaygın olarak kullanılan masraf paylaşımı özellikle araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin finansmanı amacıyla kullanılan bir yöntem olup, sahip olunması,  üretilmesi veya alınması düşünülen iktisadi kıymetin, gayrimaddi hakkın veya  hizmetin  satın alıp veya üretilip ,geliştirilmesi karşılığında katlanılan her türlü masraf  ve riskin  bir anlaşma  çerçevesinde, anlaşmaya taraf olanların bu masraflara katılmaları karşılığında alacakları her türlü faydaya göre dağıtımının düzenlendiği çok taraflı anlaşmalardır.

Maliye idaresince, masraf paylaşımı hizmetleri karşılığında yapılan ödemeler gayri maddi hak bedeline ilişkin bir ödeme olarak değerlendirildiğinden  yapılan bu ödemeler %20 oranında kurumlar vergisi tevkifatına tabidir.

ÇVÖA varsa anlaşma hükümlerine göre tevkifat yapılacaktır. 

VERGİ CENNETLERİNE YAPILAN ÖDEMELER

Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle bakanlar kurulu’nca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30 tevkifat yapılır.

Bakanlar kurulu vergi cenneti ülkeleri henüz tespit etmemiştir.bu nedenle, Bakanlar Kurulu Kararı çıkıncaya kadar tevkifat yapılmayacaktır.

OECD’nin tespitine göre vergi cenneti ülkeler aşağıdadır:

Bu ülkelerin toplam sayısı şu an itibariyle 35’dir. Anguilla, Andora, Antigua, Aruba, Bahamalar, Bahreyn, Barbados, Belize, İngiliz Virjin Adaları, Cook Adaları, Dominika, Gibralter, Granada, Guernsey/Sark/Alderney, İsle of Man, Jersey, Liberya, Liechtenstein, Maldivler, Marşal Adaları, Monako, Monserrat, Nauru, Hollanda Antilleri, Niue, Panama, St. Kitts and Nevis, St. Lucia, St. Vincent, Seyşeller, Tonga, Turks and Caicos Adaları, Amerikan Virjin Adaları, Vanuatu and Batı Samoa.

Yukarıda sayılan ülkeler, çoğunluğu Karayipler ve Güney Pasifik Okayanusu’nda bulunan küçük ada devletleri olup, buralardaki şirketleşme düzeyi de fiili yapılanmadan çok posta kutularından ibarettir.

VERGİ TEVKİFATINA TABİ OLMAYAN KAZANÇ VE İRATLAR

TİCARİ KAZANÇLAR

-Mal ithalat bedelleri,

-Komisyonlar,

-İlan ve reklam hizmet bedelleri,

-Tamir ve bakım ücretleri,

-Yük ve yolcu taşıma bedelleri,

-Sigorta primleri,

-Yurt dışında yaptırılan fason iş bedelleri,

-Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler,

ÜCRETLER

DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR

Menkul veya gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.

Buna göre, diğer devlette bulunan gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları için vergileme, söz konusu gayrimenkulun bulunduğu devlette ve bu devletin  iç mevzuatı çerçevesinde yapılacaktır.

Diğer devlette bulunan ticari veya mesleki işyerlerinin veya bunların aktifine kayıtlı menkul varlıkların (örneğin bir iş makinesi) elden çıkarılmasından doğacak değer artış kazançları, işyerinin bulunduğu devlette ve bu devletin iç mevzuatı çerçevesinde vergilendirilecektir.

Yine anlaşmaların 8 inci maddesi kapsamında ele alınan ve uluslararası taşımacılık yapan  firmaların taşımacılık araçlarını elden çıkarmaları dolayısıyla elde edecekleri kazançlar da mukim oldukları devlette vergiye tabi tutulacaktır.

Yukarıda bahsedilenlerin dışında kalan mal varlıklarının elden çıkarılmasından doğacak değer artış kazançları ( örneğin tahvil veya hisse senetlerinin ) duruma göre bu varlıkları elden çıkaranların mukim olduğu devlette veya gelirin elde edildiği kaynak devlette vergilendirilmektedir.

TEVKİFATIN YAPILMA ZAMANI:

Tevkifata tabi kazanç ve iratların nakden veya hesaben ödendiği veya tahakkuk ettirildiği andır.

Nakden ödeme; tevkifat konusu bedelin fiilen ödendiği durumdur.

Hesaben ödeme, tevkifata konu kazanç ve iradı ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

KVK’nun 30 ncu maddesine göre tevkifat yapılacak diğer bir zaman da, kazanç ve iradın tahakkuk ettiği zamandır. Örnek olarak, her yıl satışların belli tutarı üzerinden ödenecek know-how bedellerinin yıl sonunun gelmesiyle tahakkuk ettirilmesini gösterebiliriz.

TEVKİFATIN YAPILACAĞI MATRAH

Dar mükellef kurumlara tevkifat konusu kazancı sağlayanlar, söz konusu kazançlar üzerinden tevkifat yapacaklardır.tevkifat matrahı, tevkifata konu kazanç ve iradın gayri safi tutarıdır.

Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, net ödeme tutarının brütü bulunarak brüt tutar üzerinden hesaplanır.

Ödemenin net mi brüt mü olacağının sözleşme aşamasında belirlenmesinde yarar vardır.  

Yapılan ödemenin döviz cinsinden olması durumunda, ödenecek tutar T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL.’ye çevrilmesi ve böylece TL. cinsinden tutarın hesaplanması gerekir.

KUR FARKLARI

Dar mükellef kurumlar tarafından yapılan ödemenin gecikmesi, tahakkuk veya hesaben ödeme dolayısıyla ortaya çıkan kur farkları stopaja tabidir.

Ancak kur farklarının stopaja konu edilmesi için fiili ödeme esastır. Dönem sonu değerlemelerden ortaya çıkan kur farkları dolayısıyla dönem sonunda stopaj yapılması gerekmez.

MUHTASAR BEYANNAME

Vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar,bu vergileri bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadır.

Muhtasar beyanname ertesi ayın 23’üncü günü akşamına kadar verilir. 26’ncı günü akşamına kadar ödenir.

VERGİ KESİNTİSİNİN KAYIT VE HESAPLARDA GÖSTERİLMESİ

Vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler (KVK.md.30/12)

Örnek;

Türkiye’de fabrikasına makine alımında bulunan bir kurum, yurt dışından montör getirmiştir. Bu montör için 05.01.2011 tarihinde  10.000 $ bedelli fatura gelmiş ve kayda alınmıştır. ($ kuru  1.70 TL.ödeme 15.02.2011 $ kuru 1.80 TL montörün ülkesi ile ÇVÖA yok)

Örneğin Çözümü

————————-05.01.2011———————-

258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR     17.000

191 İNDİRİLECEK KDV                                     3.060

                      360 ÖDENECEK VERGİ                             6.460

                          -KV STOPAJI                              3.400

                          -SORUMLU SIFATIYLA KDV 3.060

                      329 DİĞER TİCARİ BORÇLAR                13.600

Tahakkuk 10.000*1,70

—————————————15.02.08——————————————

258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR       1.250

329 DİĞER TİCARİ BORÇLAR                       13.600

                       360 ÖDENECEK VERGİ                                 250

                           -KV STOPAJI                                 250

                       102 BANKALAR                                         14.600 

10.000*(1.80-1.70)=1.000  NET

1.000/0,80= 1.250  TL BRÜT

—————————————–./—————————————————-                                   

 

 

 III-YURT DIŞINDAN GELEN HİZMET FATURALARIN KATMA DEĞER VERGİSİ  SORUMLULUĞUNUN BELİRLENMESİ 

Katma değer vergisi, Türkiye’de yapılan ve Katma  Değer Vergisi Kanunu’nun  1nci maddesinde sayılan teslim ve hizmetler üzerinden  alınan bir vergidir.

Vergilendirilme yapılması için  öncelikle işlemin KDVK kapsamına girip girmediğinin, kanun kapsamına alınan bir işlemin de istisna veya muafiyet kapsamına alınıp alınmadığına dikkat edilmelidir.

Vergilendirme şartı; KDVK kapsamına giren işlemlerin Türkiye’de yapılması ve yurt dışında yapılan hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmasıdır (mal ithalatı da  KDVK kapsamına girmektedir.).

Yurt dışından sağlanan hizmetlerin gümrükten geçmesi söz konusu olmadığı, bu nedenle kontrolü zor olduğu için hizmet ithalinde söz konusu hizmeti ithal edenler sorumlu tutulmuştur.

Dolayısıyla  Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni iş merkezi bulunmayan yabancı kişi ve kuruluşlardan sağlanan hizmetlerde, bu işlemlere taraf olan gerçek veya tüzel kişinin vergi mükellefi olup olmadığına bakılmadan sorumlu sıfatıyla KDV hesaplayıp beyan edecektir.(KDVK Md.9).

YURT DIŞINDAN SAĞLANAN HİZMET İFALARININ KDV KAPSAMINA GİRMESİ

KDV Kanunu’nun konusuna Türkiye’de yapılan işlemler girmektedir.

İşlemin Türkiye’de yapılması;

a- Malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını;

b- Hizmetin Türkiye’ de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanmasını ifade eder.

Hizmetin Türkiye’de yapılması; söz konusu işlemin Türkiye’de gerçekleşmesi halidir.

Hizmetten Türkiye’de faydalanılması; hizmet yurtdışında verilse dahi söz konusu hizmetin sonuçlarından Türkiye’de faydalanılmışsa, söz konusu hizmet ile ilgili olarak KDV sorumluluğu doğmaktadır.

Örnek

Tam mükellef bir kurum veya kişi yurt dışındaki tam mükellef bir kişi veya kuruma bir proje çizdirerek söz konusu projeyi Türkiye’de kullanarak bir yapı inşa etmişse, dar mükellefe yapılan ödemede hizmetten Türkiye’de faydalanılmış olması nedeniyle KDV sorumluluğu vardır.

KDV SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI HALLER;

-Bu hizmet, KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalıdır,

-Bu hizmet, Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de icra edilmemiş ve Türkiye’de faydalanılmamış) bir hizmet olmalıdır,

-İthal edilen hizmet, KDV istisnasına konu bir hizmet olmalıdır.

-Yurtdışından alınan ve bu üç şartın sağlanamadığı tüm hizmetler, KDV sorumluluğu gerektirir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi anlaşması bulunması, vergi anlaşmalarının KDV’yi kapsamaması sebebiyle, KDV sorumluluğunu etkilemez.

Örnek

Bir şirketin iş için yurtdışına seyahate giden elemanının, gittiği ülkede otelde konaklaması, aldığı otel faturasının Türkiye’de gider kaydedilmesi olayında, hizmetin icra edildiği ve faydalanmanın gerçekleştiği yer yurtdışı olduğundan bu hizmet hem Türk KDV’ sinin konusu dışında kaldığı ve hem de bu hizmet ithal edilmediği için 2 no.lu beyanname verilerek KDV sorumluluğunun yerine getirilmesini gerektirmez.

Türkiye’de üretilen mallara yurtdışında müşteri bulan bir yabancının yaptığı bu komisyonculuk hizmeti, yurtdışında cereyan ettiği ve faydalanma da orada gerçekleştiği için KDV’ ye  ve KDV sorumluluğuna tabi değildir.

YURTDIŞINDAN SAĞLANAN HİZMET İFALARINDA KDV’NİN DOĞUŞ ANI

Dar mükelleflerden sağlanan hizmetlerde hizmetin tamamlanmasıyla KDV sorumluluğu doğacaktır. Hizmetin tamamlanma anı; işin anlaşma şartına uygun olarak yerine getirilmesidir. Hizmetin kısım kısım ifası teslimi söz konusu ise, kısım kısım yapılmasının mutad olduğu durumda her bir kısmın ifasıyla veya kısım kısım ifasında anlaşmaya varılması durumunda, her bir kısmın ifası ile KDV sorumluluğu doğmaktadır.

Hizmetin tamamlandığı durumlarda, fatura düzenlenmemiş olsa dahi KDV doğmuştur. Bu nedenle sorumlu sıfatı ile KDV tevkifatı gerekir.

Dar mükellef kurum tarafından, hizmet ifa edilmeden fatura düzenlenmesi durumunda da sorumlu sıfatıyla yapılacak KDV tevkifatı, ilgili faturanın düzenlenmesi ile doğmaktadır.

Faydalanma Türkiye’de olmak ve KDV yi önleyen özel bir hüküm bulunmamak kaydıyla ;

– Yurtdışından teknik hizmet, montaj hizmeti veya danışmanlık hizmeti alınması,

– Yurtdışından gayrimaddî hak alınması veya kiralanması (know-how, marka vs.),

 – Yurtdışından kiralanmış menkulün (meselâ bir iş makinesinin) Türkiye’ye getirilip kullanılması,

 – Yurtdışından yazılım hizmeti alınması,

 – Yurtdışından tamir-bakım hizmeti alınması,

 – Bir yurtdışı firmanın personeli olan kişinin, geçici süreyle Türkiye’de görev yapması,

gibi hizmetler KDV sorumluluğu gerektirmektedir.

SORUMLU SIFATI İLE KDV HESAPLAMASI VE SORUMLU SIFATIYLA  ÖDENEN KDV’NİN İNDİRİLMESİ

Sorumlu sıfatıyla KDV’nin hizmet ifalarının tamamlanması ile hesaplanıp bu dönemde 2 no’lu kdv beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Yurtdışından sağlanan hizmet bedellerinde genelde yabancı para cinsinden ödeme yapılmaktadır. Bu durumda, KDVK’nın 26 ncı maddesi hükmü uyarınca, döviz cinsinden belirlenen mal ve hizmet bedeli vergi doğuran olayın meydana geldiği ( hizmetin tamamlandığı ) andaki TCMB döviz alış kuru üzerinden, Türk lirası’na çevrilerek KDV tevkifatı hesaplanacaktır. Tevkifat uygulanacak KDV matrahı, KDV konusunu teşkil eden hizmet bedelidir. Eğer dar mükellefe net ödeme yapılacaksa, tam mükellef tarafından üstlenilen tevkifat tutarı da KDV tevkifat matrahına dahil olacaktır.

Ayrıca dar mükellef kurumlara ödenen bedellerle ilgili olarak ortaya çıkan kur farkları için KDV’nın 30’uncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılacağı gibi, aynı kur farkları üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanarak beyan edilecektir.

2 no’lu kdv beyannamesi KDV’nın 41’inci maddesi hükmü uyarınca işlemin gerçekleşmesini takip eden ayın 24’üncü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecek ve 26’ıncı günü akşamına kadar ödenecektir.

Mükelleflerin  hesaplayıp tevkif ettikleri KDV, aynı zamanda 1 no’lu KDV beyannamelerinde indirilecek KDV olarak dikkate alınmaktadır. Sorumlu sıfatıyla KDV hesaplandığı dönemde devreden KDV tutarı çıkmadıkça, bu durum mükellefler üzerinde bir mali yük oluşturmaktadır.

KAZANÇLAR İTİBARİYLE SORUMLULUK UYGULAMASI

TİCARİ KAZANÇ

Türkiye’de ticari kazanç elde eden dar mükellef kurumlar, tam mükellef kurumlar ile aynı vergileme rejimine sahiptir. Bu nedenle Türkiye’de şube veya daimi temsilci vasıtasıyla faaliyet gösteren dar mükelleflerin ticari kazançları sağlayanlar, bu gelirler nedeniyle dar mükellefe sağlanan hasılattan sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapmayacaklardır.

SERBEST MESLEK KAZANCI

Dar mükellef kurum veya dar mükellef gerçek kişiler tarafından, Türkiye’de yapılan veya yurt dışında yapılan ve Türkiye’de faydalanılan serbest meslek kazancı kapsamındaki faaliyetten elde edilen gelirin KDV kanunu kapsamına girmesi karşılığı olarak yapılan ödeme sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatına tabidir.

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI

Dar mükelleften kiralanan ve Türkiye’de kullanılan, patent, lisans ücreti, know-how,  marka,  ticaret unvanı, sinema ve tv filmi, arama işletme ruhsat ücreti, telif hakkı, karşılığında ödenen kira bedellerinden sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılacaktır.

Dar mükellef kurumun yurt dışındaki gayrimenkulünün kiralanması karşılığı yapılan ödemeden KVK’nın 30’uncu maddesi hükmü uyarınca tevkifat yapılırken, hizmetten yurt dışında yararlanıldığı için sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılmayacaktır.

MENKUL SERMAYE İRADI

Dar mükellef, Türkiye’ye yatırmış olduğu  sermaye karşılığı elde ettiği gelir hizmet ihracı olarak KDV tevkifatına tabidir. Çünkü dar mükellef kurumun Türkiye’ye yatırdığı para karşılığı, mevcut sermayesini başkasına kullandırma hizmeti vermektedir.

Ancak , 46 no.lu KDV Genel Tebliği’nde yurt dışından temin edilen krediler ve katma  değer vergisi’ne tabi bir mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin   ödenmesine bağlı olarak ortaya çıkan vade farkları için aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Yurt dışı kredi işlemlerinin kanunun 17/4-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekli olup bu kapsamdaki işlemler nedeniyle (banka ve kredi kuruluşlarına) ödenen , faiz, komisyon ve bunlara ilişkin kur farklar katma değer vergisi’ne tabi değildir.

Katma değer vergisi’ne tabi bir mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin ödenmesine bağlı olarak ortaya çıkan vade, farklarının kredi işlemleri ile   bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, bir mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı vade  farkı,faiz veya benzeri diğer menfaatlerin kanun’un  4.maddesi uyarınca vergiye tabi işlemin matrahına dahil edilerek  vergilendirileceği tabidir.

Yurt dışındaki sigorta şirketlerine yaptırılan sigortalar için ödenen primlerinde KDV kanunu’nun 6 ve 9.maddeleri uyarınca KDV sorumluluğu kapsamına girmekle beraber, aynı tebliğde KDVK’nın 17/4-e maddesindeki istisnanın bu primler içinde uygulanacağı belirtilmektedir.

DİĞER KAZANÇLAR

Diğer kazanç ve iratlar, değer artış kazancı ve arızi kazanç olarak iki sınıfa ayrılmıştır. Değer artış kazancı, mal ve hakların elden çıkarılmasıyla oluşan gelir unsurudur. Arizi kazançlar, arızi olarak yapılan işlerden elde edilen kazançlardır.        

Diğer kazanç ve irat kapsamındaki gelir unsuru;  KDVK’nın 1nci maddesi kapsamındaki , ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerden değildir. Söz konusu teslim ve hizmetlerde devamlılık vardır.

Diğer kazanç ve iratları doğuran faaliyet yurt dışında yapılsa ve bu faaliyetten yurt dışında  faydalanılsa söz konusu faaliyetlerden KDV sorumluluğu doğmamaktadır.

ÖZELLİK ARZ EDEN DURUMLAR

1-İHRAÇ EDİLEN MALLARIN YURT DIŞINDA PAZARLAMASINI YAPAN YABANCI FİRMALARA ÖDENEN  KOMİSYONLARIN DURUMU

Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan yurt dışındaki bir firmanın, ihraç edilecek bir mala ilişkin olarak, Türkiye’deki ihracatçı firmaya yurt dışında vereceği  pazarlama ve reklam hizmeti gibi hizmetler Türkiye’de ifa edilmemiş bulunduğundan ve bu hizmetlerden Türk firması yurt dışında yararlandığından, KDV’ye  tabi tutulmayacaktır.

2-TÜRKİYE’YE MAL İTHALATINA YÖNELİK OLARAK YABANCI FİRMALARA ÖDENEN İTHALAT KOMİSYONLARININ  DURUMU

Yabancı firmaların Türkiye’ye ihraç edecekleri mallar dolayısıyla Türkiye’deki ithalatçıya verilen hizmetler, Türkiye‘de ifa edildiğinden veya Türkiye’de  yararlanıldığından KDV’ye tabi tutulacaktır.

3-YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN YURTDIŞINDAKİ ANA ŞİRKETE ÖDEDİGİ  GENEL GİDERLERE KATILIM PAYI

Yurt dışındaki ana şirketin genel idare giderlerine katılım payı olarak ödenen tutar, Türkiye’deki şirket açısından vergi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyen gider olarak nazara alınması gerekir.

Kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayda alınan bu tutar KVK’nın 30’uncu maddesine göre vergi tevkifatına tabi değildir.

Aynı şekilde, kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayda alınan tutar sorumlu sıfatıyla KDV’ye tabi değildir.

4-REKLAMASYON GİDERLERİ

Reklamasyon, satılan malların istenilen kalitede olmadığının anlaşılması halinde bedel alınmaksızın yenisiyle değiştirilmesidir.  Özellikle yurt dışına yapılan satışlarda, malın iadesi  ve yerine yenisinin verilmesi ekonomik olmadığı için, bozuk mallar geri alınmaksızın yerine bedelsiz olarak başka mallar gönderilebilmektedir.

Çoğu zaman yabancı firmalar, başka malların gönderilmesini de tercih etmeyerek evsafa  uygun olmayan mallar için eksik ödeme yapmakta veya yaptıkları ödemenin bir kısmını geri istemektedirler.

İhracatla ilgili olarak yurtdışından gelen reklamasyon faturaları için KDVK’nun  9 uncu maddesi gereğince, sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmesine gerek yoktur. Çünkü, reklamasyon faturasının dayanağı ihracat faturasıdır ve ihracatın KDV’den istisna edilmiş olması sebebiyle ihracat aşamasında KDV hesaplanmamıştır. Yani asıl işlem KDV’sizdir.

5-HESAP DÖNEMİNDEN SONRA GELEN FATURALAR

Hesap döneminin son ayına ait KDV beyannamesi verildikten sonra, biten hesap dönemine ait ve biten hesap döneminin tarihini taşıyan gider faturaları geldiği takdirde, bufaturalar yasal kayıt süresi(45 gün) sona ermeden  gelmiş ise KDV dahil tutarı ile gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilir.

Faturalar yasal kayıt süresinden sonra gelmiş ise kurumlar vergisi beyannamesinde diğer indirimler satırında KDV dahil tutarı ile gösterilmek ve dilekçe ile mahiyetini açıklamak kaydı ile indirim konusu yapılabilir. Beyanname üzerinden indirilen faturalar bir sonraki hesap dönemi kayıtlarına 681 önceki dönem gider ve zararları olarak kayda alınır ve kayda alındığı yılda ise gider olarak dikkate alınmaz.  

 

V-EKLER

EK 1-KVK MD.30 METNİ

EK 2-KV TEVKİFAT ORANLARINA İLİŞKİN BAKANLAR KURULU KARARI

EK 3-TÜRKİYE’NİN SONUÇLANDIRDIĞI VERGİ ANLAŞMALARI LİSTESİ

EK 4-SERBEST MESLEK ÖDEMELERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINAN VERGİ ORANLARI

EK 5-FAİZ VE GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

EK 6-TEMETTÜLER ÜZERİNDEN KAYNAK DEVLETTE ALINACAK VERGİ ORANLARI

EK 7-ÇVÖA MUKİMLİK BELGESİ DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

 

 

Kanun Adı     KURUMLAR VERGİSİ KANUNU                                                                                                              EK.1

Madde No                30

Kapsam                  

(1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır:

a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri.

b) Serbest meslek kazançları.

i) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,

ii) Diğerlerinden % 20,

c) Gayrimenkul sermaye iratları.

i) 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1,

ii) Diğerlerinden % 20,

ç) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları.

ça) Her nevi alacak faizlerinden;

 i) Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) % 0,

 ii) Diğerlerinden % 10,]

çb) Gelir Vergisi Kanunu’nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 10 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından % 10.

(2) Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(3) Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(4) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar ile (c) bendinde belirtilen şirketlerin (b) bendindeki şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited şirket niteliğindeki dar mükellef kurumlara dağıtılan kâr paylarından yapılacak kesinti oranı, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca uygulanan oranın yarısını aşamaz.

(5) Türkiye’de iş yeri ve daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden, kurum bünyesinde % 15  oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(6) Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

(7) Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır.

a) Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

b) Yurtdışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.

c) Bu fıkraya göre vergi kesintisine tâbi tutulan ödemeler, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre ayrıca vergi kesintisine tâbi tutulmaz.

(8) Bakanlar Kurulu yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkilidir.

(9) Bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar için Kanunun 24 veya 26 ncı maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların dahil edilmesi ihtiyaridir. Şu kadar ki, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.

(10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

(11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.
(12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler.

                                                                                                                                                                                  

                                                                                                                                                                                           EK.2

KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFAT ORANLARI
(5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30 ve Geçici 1/4 ile GVK’nun Geçici 67’inci Maddeleri ve 2006/11447 s.BKK. Uyarınca Dar Mükellef Kurumlara Yapılan Ödemeler İçin Geçerli Kesinti Oranları

İlgili MaddeAçıklamaOran
KVK 30/1-aGelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri%3
KVK 30/1-bPetrol arama faaliyetleri için yapılan serbest meslek kazancı ödemeleri%5
KVK 30/1-bDiğer serbest meslek kazancı ödemeleri
(Ücret ödemeleri dahil)
%20
KVK 30/1-cFinansal kira ödemeleri%1
KVK 30/1-cDiğer gayrimenkul sermaye iratları%20
GVK Geç. 67/1,21.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen h er nevi
tahvil ve Hazine bonolarının faizleri ile Toplu
Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler
%0
Geç. 67/4Mevduat Faizleri (TL. Döviz Cinsinden)%15
Geç. 67/4Menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ve iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler (Repo Gelirleri)%15
Geç. 67/4Katılım bankaları tarafından katılma hesabı
karşılığında ödenen kar payları
%15
Geç. 67/4Kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları%15
KVK 30/1-ç
KVK 30/1-ç
Her nevi alacak faizleri ;
– Yabancı Devletler, Uluslararası Kurumlar veya Yabancı Banka ve Kurumlardan Alınan Her Türlü Krediler için Ödenecek Faizler
– Diğerlerinden
%0%10
KVK 30/1-çGVK’nun 75/10’uncu maddesinde yazılı menkul
sermaye iratları (Her çeşit senetlerin ıskonto edilmesi karşılığından alınan iskonto bedelleri-yurtdışında factoring kuruluşlarına ödenen faizler)
%10
KVK 30/1-çDiğer menkul sermaye iratları%15
KVK 30/2Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden%20
KVK 30/3Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kar paylarından%15
KVK 30/5Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden%0
KVK 30/6Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze
aktardıkları tutar üzerinden
%15
GVK Geç. 67/1Halka açık şirketlerin 1.1.2006 tarihinden sonra iktisap edilen ve 1 yıldan kısa bir süre ile elde tutulan hisse senetlerinin Türkiye’de faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlar aracılığıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar (Gayrimenkul ve menkul kıymet yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin satışı dahil)%0
GVK Geç. 67/1Menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin kar payları (yani bunların ilgili fona iadesinden sağlanan gelirler)%0
GVK Geç. 67/11.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen her nev’i tahvil (Devlet-özel sektör) ve Hazine bonolarının Türkiye’de faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlar kanalıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar%0
GVK Geç. 67/1Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler%0
KVK 30/7Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkanı sağlayıp sağlamadığı hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca Han edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesabın yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın%30

                                                                                                                                                                                                            EK.3

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI

 
    Yayımlandığı Resmi Gazete Vergiler Açısından Uygulanmaya 
  Taraf DevletAnlaşmanın İmza Edildiği TarihTarih NoYürürlük TarihiBaşlandığı Tarih 
 1)Avusturya03.11.197001.08.1973 – 1461224.09.197301.01.1974 
  Avusturya(Revize)28.03.200826.06.2009 – 2727001.10.200901.01.2010 
 2)Norveç16.12.197121.12.1975 – 1544530.01.197601.01.1977 
 3)Güney Kore24.12.198302.10.1985 – 1888625.03.198601.01.1987 
 4)Ürdün06.06.198515.07.1986 – 1916503.12.198601.01.1987 
 5)Tunus02.10.198630.09.1987 – 1959028.12.198701.01.1988 
 6)Romanya01.07.198621.08.1988 – 1990615.09.198801.01.1989 
 7)Hollanda27.03.198622.08.1988 – 1990730.09.198801.01.1989 
 8)Pakistan14.11.198526.08.1988 – 1991108.08.198801.01.1989 
 9)İngiltere19.02.198619.10.1988 – 1996426.10.198801.01.1989 
 10)Finlandiya09.05.198630.11.1988 – 2000530.12.198801.01.1989 
 11)K.K.T.C.22.12.198726.12.1988 – 2003130.12.198801.01.1989(1)
 12)Fransa18.02.198710.04.1989 – 2013501.07.198901.01.1990 
 13)Almanya16.04.198509.07.1986 – 1915930.12.198901.01.1990(2)
 14)İsveç21.01.198830.09.1990 – 2065118.11.199001.01.1991 
 15)Belçika02.06.198715.09.1991 – 2099208.10.199101.01.1992(3)
 16)Danimarka30.05.199123.05.1993 – 2158920.06.199301.01.1991 
 17)İtalya27.07.199009.09.1993 – 2169301.12.199301.01.1994 
 18)Japonya08.03.199313.11.1994 – 2211028.12.199401.01.1995 
 19)B.A.E.29.01.199327.12.1994 – 2215426.12.199401.01.1995(4)
 20)Macaristan10.03.199325.12.1994 – 2215209.11.199501.01.1993 
 21)Kazakistan15.08.199508.11.1996 – 2281118.11.199601.01.1997 
 22)Makedonya16.06.199507.10.1996 – 2278028.11.199601.01.1997 
 23)Arnavutluk04.04.199405.10.1996 – 2277826.12.199601.01.1997 
 24)Cezayir02.08.199430.12.1996 – 2286330.12.199601.01.1997 
 25)Moğolistan12.09.199530.12.1996 – 2286330.12.199601.01.1997 
 26)Hindistan31.01.199530.12.1996 – 2286330.12.199601.01.1994 
 27)Malezya27.09.199430.12.1996 – 2286331.12.199601.01.1997 
 28)Mısır25.12.199330.12.1996 – 2286331.12.199601.01.1997 
 29)Çin Halk Cum.23.05.199530.12.1996 – 2286320.01.199701.01.1998 
 30)Polonya03.11.199330.12.1996 – 2286301.04.199701.01.1998 
 31)Türkmenistan17.08.199513.06.1997 – 2301824.06.199701.01.1998(5)
 32)Azerbaycan09.02.199427.06.1997 – 2303201.09.199701.01.1998 
 33)Bulgaristan07.07.199415.09.1997 – 2311117.09.199701.01.1998 
 34)Özbekistan08.05.199607.09.1997 – 2310330.09.199701.01.1997 
 35)A.B.D.28.03.199631.12.1997 – 2321719.12.199701.01.1998 
 36)Beyaz Rusya24.07.199622.04.1998 – 2332129.04.199801.01.1999 
 37)Ukrayna27.11.199622.04.1998 – 2332129.04.199801.01.1999 
 38)İsrail14.03.199624.05.1998 – 2335127.05.199801.01.1999 
 39)Slovakya02.04.199703.10.1999 – 2383502.12.199901.01.2000 
 40)Kuveyt06.10.199728.11.1999 – 2389013.12.199901.01.1997 
 41)Rusya15.12.199717.12.1999 – 2390931.12.199901.01.2000 
 42)Endonezya25.02.199715.02.2000 – 2396506.03.200001.01.2001 
 43)Litvanya24.11.199810.05.2000 – 2404517.05.200001.01.2001 
 44)Hırvatistan22.09.199710.05.2000 – 2404518.05.200001.01.2001 
 45)Moldova25.06.199825.07.2000 – 2412028.07.200001.01.2001 
 46)Singapur09.07.199918.07.2001 – 2446627.08.200101.01.2002 
 47)Kırgızistan01.07.199912.12.2001 – 2461120.12.200101.01.2002 
 48)Tacikistan06.05.199624.12.2001 – 2462026.12.200101.01.2002 
 49)Çek Cumhuriyeti12.11.199915.12.2003 – 2531716.12.200301.01.2004 
 50)İspanya05.07.200218.12.2003 – 2532018.12.200301.01.2004 
 51)Bangladeş31.10.199915.12.2003 – 2531723.12.200301.01.2004 
 52)Letonya03.06.199922.12.2003 – 2532423.12.200301.01.2004 
 53)Slovenya19.04.200123.12.2003 – 2532523.12.200301.01.2004 
 54)Yunanistan02.12.200302.03.2004 – 2539005.03.200401.01.2005 
 55)Suriye06.01.200428.06.2004 – 2550621.08.200401.01.2005 
 56)Tayland11.04.200208.01.2005 – 2569413.01.200501.01.2006 
 57)Sudan26.08.200117.09.2003 – 2523231.01.200501.01.2006 
 58)Lüksemburg09.06.200308.01.2005 – 2569418.01.200501.01.2006 
 59)Estonya25.08.200304.07.2004 – 2551221.02.200501.01.2006 
 60)İran17.06.200209.10.2003 – 2525427.02.200501.01.2006 
 61)Fas07.04.200422.06.2005 – 2585318.07.200601.01.2007 
 62)Lübnan12.05.200417.08.2006 – 2626221.08.200601.01.2007 
 63)Güney Afrika Cum.03.03.200520.11.2006 – 2635206.12.200601.01.2007 
 64)Portekiz11.05.200515.12.2006 – 2637718.12.200601.01.2007 
 65)Sırbistan-Karadağ12.10.200508.08.2007 – 2660710.08.200701.01.2008 
 66)Etiyopya02.03.200509.08.2007 – 2660814.08.200701.01.2008 
 67)Bahreyn14.11.200521.08.2007 – 2662002.09.200701.01.2008 
 68)Katar25.12.200105.02.2008 – 2677811.02.200801.01.2009 
 69)Bosna-Hersek16.02.200508.04.2007 – 2648718.09.200801.01.2009 
 70)Suudi Arabistan *09.11.200703.02.2009 – 27130 (m.)01.04.200901.01.2010 
 71)Gürcistan21.11.200710.02.2010 – 2748915.02.201001.01.2011 
 72)Umman31.05.200613.03.2010 – 2752015.03.201001.01.2011(6)
 73)Yemen26.10.200513.03.2010 – 2752016.03.201001.01.2011 
 74)İrlanda24.10.200810.08.2010 – 2766818.08.201001.01.2011 
 
(1)Anlaşmanın 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (h) bendinin 2 nci fıkrası, 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (c) bendi ve 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince bir Akit Devlette vergilendirilmeyecek olan kazanç ve iratlar hakkında 1.1.1987 tarihinden itibaren başlayan vergilendirilme dönemleri için yürürlüğe girmiştir.
(2)Anlaşmanın deniz ve hava taşımacılığına ilişkin hükümleri 1.1.1983 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Ancak söz konusu Anlaşma feshedilmiş olup, 01.01.2011 tarihinden sonraki vergilendirme dönemleri için uygulanmayacaktır.
(3)Anlaşma, uçakların uluslararası trafikte işletilmesinden sağlanan kazançlar yönünden 1.1.1987 tarihinden itibaren elde edilen gelirler üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
(4)Anlaşma, hava taşımacılık faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile bu kazançlar için açtırılan mevduat hesabı dolayısıyla elde edilen faiz gelirleri için 1.1.1988 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
(5)Anlaşma hükümleri müteahhitlik yönünden 17.08.1995; diğer hükümler yönünden ise 1.1.1998 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
(6)Anlaşma, Gulf Air tarafından uluslararası trafikte hava taşımacılığı işletmesinden elde edilen kazançlar ile işletilen vasıtaların veya bunların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar yönünden 1.1.1987 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
  
*Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı Arasında İki Akit Devletin Hava Taşımacılık Teşebbüslerinin Faaliyetleri Dolayısıyla Alınan Vergilerde Karşılıklı Muafiyet Anlaşması” 11.01.1989 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma, 09.08.1990 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hükümleri 01.01.1987 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Söz konusu Anlaşma, yalnızca Akit Devletlerin hava taşımacılık faaliyetleri dolayısıyla alınan vergileri kapsamaktadır.

                               

                                                                                                                                       EK.4 



← Önceki Sayfa